Kötülük Problemi(!)

Ateist İddialar ve İslam Üzerine – Yazı 10
Ateizm ve Kötülük Problemi
Tecavüze uğrayan milyonlarca kadın, haksız yere öldürülen insanlar, iyi insanların başlarına gelen kötülükler, zulümler, savaşlarda acı çeken insanlar... Dünyada var olan kötülükleri Allah'ın engellememesinin hikmeti nedir? Dünyadaki kötülükleri bahane ederek Allah’ın varlığını inkâr edenlere nasıl cevap verilebilir?
CEVAP:
1. Allah insanları tabiri caizse bir asansöre bindirmiş ve aşağı katlara inmekle yukarı katlara çıkmak arasında tercih hakkını insanlara bırakmıştır. Yani, insan kendi iradesiyle yapacağı seçimlerle iyilik ve kötülük yapma konusunda serbest bırakılmış ki, Ebu Cehillerle Ebu Bekirlerin farkı ortaya konulsun. Dünyada var olan kötülükler, açlık, savaşlar, tecavüzler insanların kendi elleriyle işledikleri yüzünden yeryüzünde çıkan fitnelerdir. Zira, Allah insana zulmetmez. İnsanlar, kendilerine ve birbirlerine zulmederler.
Konuyla ilgili bir ayette Allah şöyle buyurur:
• "İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri (akıllanmaları) için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.(Rum Suresi, 41)
İnsanların hür iradeleriyle işledikleri günahlarının sonucu olarak Allah, Dünya'da insanlara ağır musibetler verebilir, olur da akıllanırlar diye.
2. Bazı insanlara verilen bir takım musibetler de vardır ki, bu kişiler suçsuz, masum olmalarına rağmen Allah tarafından ağır imtihanlara tutulur. Zira, İslam dünyasında ne kadar büyük alim, veli varsa hepsinin hayatı dert, sıkıntı ve zorluk içerisinde geçmiştir. Bunlardan da öte en büyük zorluk ve acıları Peygamberler çekmiştir. Ateist felsefenin iddia ettiği şey, “dünyada var olan kötülüklerden yola çıkarak Allah’ın varlığını inkar etmektir.” Dünyada var olan kötülüklerden dolayı insanların Allah’a olan inançları sarsılacak olsaydı, en başta Peygamber Efendimizin(sav) inancı sarsılırdı. Ancak, bir insana tek bir tanesinin ömür boyu acı çektireceği her türlü acı çeşidini Hz.Muhammed (sav) yaşamıştır. Baba, anne, dede, amca, eş ve 6 çocuğunun vefatını görmüş, bunların yanında savaşlar, eziyetler, açlık, kıtlık ve daha sayamadığımız nice sıkıntı yaşamıştır. Allah, Hz.Muhammed’i , “Kainata rahmet olarak göndermesine(21/107)” rağmen, O’na(sav) “pek yüce bir ahlak üzerindesin (68/4)” buyurmasına ve “Makam-ı Mahmud’un kendisine verilecek (17/79)” olmasına rağmen bu imtihanları kendisine vermiştir.
Demek ki, dünyada var olan bu acılara Allah tarafından müsaade edilmesi Peygamberlerin inançlarını zerre azaltmıyorsa, müminlere verilen acıların gerekliliği, bir elmanın daha lezzetli ve olgun hale gelmesi için Güneş’te daha fazla pişmesinin gerekliliği gibidir. Kâinatta her şey aslen iyidir. Ya bizzat iyidir ya da neticeleri itibariyle iyidir. Mesela, elma bizzat iyidir yenildiğinde mutluluk verir. Ancak, diyet yapmak sıkıntı verir ama getireceği sağlık vesilesiyle neticeleri itibariyle güzeldir. Bunun gibi, Allah sevdiği kullarına musibet verince kalp dünyadan soğumakta, kalbe dünya sevgisi girmemekte, dünya ve içindekilerin daimi huzur getirmediği anlaşılmaktadır. Zaman, din uğruna çalışma çabalama faaliyetlerine, aşk ve muhabbet Allah ve ahirete verilmeye başlanmakta ve dünyanın mümin için zindan olduğu, dünyanın hakiki yüzünün ahireti kazanmak için bir imtihan meydanı olduğu, dünya hayatının gelip geçici olduğu bilinci kişilerde uyanmaktadır. Görünürde şer zannedilen bu musibetler, aslında kişilerin kalbinden Allah’tan gayrı şeyleri çıkarıp gözünü ahirete dikip ahiret için çalışmaya sevk etmekte, kişiyi haramdan korumakta ve kişi için bu zorluklar hayır haline gelmektedir. Zira, ahirete nispeten ‘dünyanın geçici, gayri meşru zevklerinin ve lezzetlerinin’ Allah katında sinek kanadı kadar değeri yoktur. (İbni Mace, Zühd 3; Tirmizl Zühd: 13; bkz. Sözler, s. 320.)
3. Zulüm, “bir başkasının mülkünde haksız yere tasarrufta bulunmak”, şeklinde tarif edilir. Demek kişinin kendi mülkünde tedbir ve tasarrufu zulüm kapsamına girmiyor. Yani, bir şahıs bir başkasının malını mülkünü telef etse bu zulüm olur ancak kendi malını mülkünü telef etmesi zulüm kapsamına girmez. Kâinattaki her şey ise Allah’ın mülküdür, O da mülkünde dilediği gibi tedbir ve tasarruf edebilir. Öyle ise Allah’ın mülkünden olan insanın ahireti kazanması için imtihana tabi tutulurken yaşadığı sıkıntılarda itiraz ve şikayete hakkı yoktur. Allah, dünya ve içindekileri imtihan için yaratmıştır. Bu imtihanın sonunda bir cennet ve cehennem yaratmıştır. Zulmedenler gereken cezayı alacağı gibi sabredenler de gereken mükafatı alacaktır. Bu, Allah'ın rahmeti ve adaleti gereğidir. En basit bir üniversite okumak nimetine dahi külfetsiz, zahmetsiz ulaşamayan insanın, ebedi bir cennette elbette külfetsiz ve zahmetsiz ulaşması akıl kârı değildir.
4. Dünya'da var olan kötülüklere bunun gibi bir çok hikmetle izin veren Allah, aynı zamanda Dünya üzerinde kötülüklerden çok iyiliklere izin vermektedir. Ateistler, “Dünyada kötülükler var” diyerek Allah’ı inkâr edeceklerine, “Dünyada sayısız iyilik var” diyerek Allah’ı kabul etmeleri gerekirdi. Ancak, ateist felsefe savunucuları bu konuyu hakkıyla irdelemekten kaçınmaktadır. Mesela, insan günde yirmi üç bin nefes alır, yirmi üç bin nefes verir. Bunu yapabildiğimiz her saniye bize verilmiş bir lütuftur. Çünkü, nefes alıp verme bizim kontrolümüzde değildir. Yani sadece bir insana günde (sadece nefes alıp verme konusunda) kırk altı bin iyilik yapılmaktadır. Bunu bir gün için 10 milyar insanla ve bir o kadar hayvanla kıyaslayınca iyilikler sayılamaz olur. Üstelik ömrü bunun içine katarsak sayılar hesaplamada aciz kalır. 30 saniye nefesimizi tutmakla gireceğimiz sıkıntıyı fark ettiğimizde sadece nefes alıp verme konusunda dahi ne derece büyük bir iyilik yapıldığı anlaşılacaktır. Bunun yanında meyveler, bitkiler, Güneş, su, güzel hisler, işitme, görme gibi insanlara, hayvanlara ve doğaya verilen sayısız nimetler, kanunlar, organlar, ve sayamadığımız nice iyilikler cabasıdır. Allah bizlere bu kadar iyilik veriyorken Cenneti kazanmamıza vize yaptığı bazı imtihanları çok görmek elbette akıl kârı değildir.
Ateizme Cevapların Verildiği Sayfamıza Davetlisiniz
Delillerle İslam

Yorumlar